2020’de En Çok Dinlenen Storytel Kitapları

Storytel kütüphanesine eklenen binlerce sesli kitap ve e-kitap arasından 2020’de en çok dinlenen Storytel kitapları hangileri merak ediyor musun? Listede belki başucu kitaplarınla karşılaşacaksın, belki de henüz adını duymadıklarınla ya da duyup da okuma, dinleme fırsat bulamadıklarınla… Hiç önemli değil; asla geç değil. 2020 yılı içerisinde dinleyemediysen, bu çok sevilen ve geniş okur kitleleri ile buluşan kitaplara şimdi bir şans verebilirsin.

Yuval Noah Harari – Sapiens

Kudüs İbrani Üniversitesi Tarih Bölümü’nde profesör olan Yuval Noah Harari, 30’dan fazla dile çevrilen bu kitabında bilimle tarihi mükemmel bir şekilde bir araya getirerek, 100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü varken günümüzde neden sadece Homo Sapiens’in kaldığı sorusuna cevap arıyor. İnsanoğlunun hem toplumsal yaşamda hem de kişisel hayatında uğradığı değişimleri, teknolojik gelişmeleri, bilimsel devrimleri, konuşma dilinin geçirdiği evrimi, politik ve ekonomik hayattaki değişimleri yalın bir dille ve gerçek verilere dayanarak ortaya koyan kitap, bir varoluş hikayesi.

İlber Ortaylı – Bir Ömür Nasıl Yaşanır

“Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.” Hayatı daha anlamlı yaşayabilmek için dünyaca ünlü tarihçi İlber Ortaylı’nın altın değerindeki tavsiyelerine kulak verin. Gazeteci Yenal Bilgici’nin Ortaylı’yla yaptığı derinlemesine bir söyleşiyi içeren, bir yaşam kılavuzu niteliğindeki bu kitap birbirinden merak uyandırıcı sekiz bölümden oluşuyor.

Gülseren Budayıcıoğlu – Camdaki Kız

Ünlü psikiyatr Gülseren Budayıcıoğlu çocuklukta yaşanmış travmaların geleceğimizi nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini bizzat psikoterapi uyguladığı hastalarının gerçek yaşam öyküleri üzerinden anlatıyor. Kitabın baş karakteri Nalan, dışarıdan bakıldığında her şeyin yolunda olduğu zengin bir ailede büyümüş, güzeller güzeli genç bir kadın. Ancak daha dikkatli bakınca bu pembe tablonun ardındaki karanlık sırların izleri kendini belli etmeye başlıyor. Bir solukta okunacak çarpıcı ve sürükleyici bir roman…

Dostoyevski – Suç ve Ceza

Dünya edebiyatının en ünlü klasiklerinden olan kitapta dünyanın en ilginç katillerinden biriyle karşılaşacaksın: Raskolnikov. İçler acısı bir yoksullukla mücadele eden Raskolnikov’un biraz para bulmak umuduyla işlediği cinayetlerin ardından yaşadığı buhrana, giderek artan paranoyalara, iç hesaplaşmalara ve bir insan için en acımasız yargıcın kendi vicdanı olduğuna şahit olacaksın. Suç ve Ceza ilk olarak 1866’da Rus Habercisi isimli bir edebiyat dergisinde bir yıl boyunca tefrika olarak yayımlandı. 1867 yılında ise tek cilt olarak basıldı.

Oğuz Atay – Tutunamayanlar

“Ne yapmalı? Bugüne kadar sürdürdüğüm gibi, çevremdeki kişilerin davranış ve tutumlarını bilinçsiz bir aldırmazlıkla benimseyerek bu renksiz, kokusuz varlıkla yetinmeli mi; yoksa, başkalarından farklı olan, başkalarının istediğinden çok farklı, köklü bir eylem isteyen gerçek bir insan gibi bu miskin varlığı kökten değiştirmeli mi?”

Kimilerince Türkiye edebiyatının en iyi eseri olarak kabul edilen, kullanılan dil itibariyle başka dillere çevrilmesi en zor kitaplardan biri olan Tutunamayanlar, 2002’de UNESCO tarafından “İngilizce’ye tercüme edilmesi gereken seçkin edebiyat eseri listesi”ne alındı.

Gülseren Budayıcıoğlu – Madalyonun İçi

Klinik tecrübelerini okurlarıyla paylaşan Budayıcıoğlu bu kitabında birbirinden çok farklı hayatları, insanları ve onların mücadele dolu hikayelerini gün yüzüne çıkarıyor. Aynı zamanda Budayıcıoğlu’nun ilk kitabı olan Madalyonun İçi, önyargılarla etiketlenmiş insanların yaşantılarını mercek altına alırken, okura empati ve anlayışın değerini de tekrar kavratıyor.

Ahmet Ümit – Kırlangıç Çığlığı

Polisiye denilince akla ilk gelen isimlerden olan Ahmet Ümit‘in, pek çok kitabının ana karakteri olan Başkomser Nevzat, bu kez de çocukları taciz edenleri öldüren bir seri katilin peşine düşüyor. Verdiği bir röportajda, “Çocuk tacizcilerini öldüren bir seri katil mi daha tehlikeli yoksa dünya bu haldeyken “aman bana ne” deyip kendi keyfine bakan insan mı daha tehlikelidir?” diyen Ümit, hem mülteci sorunlarını hem de toplumun görmek istemediği acı gerçekleri insanların karşısına dikiyor. “Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem?” cümlesiyle okuru karşılayan bu kitap, adalet anlayışı üzerine düşünmek için güzel bir fırsat.

Dostoyevski – Kumarbaz

Dostoyevski bu romanı, kumar borcunu ödeyebilmek için bir ay gibi çok kısa bir sürede yazdı. Yani diğer bir deyişle Kumarbaz, Dostoyevski’nin bizzat mücadele ettiği fakirlik ve kumar bağımlılığından yola çıkarak kurguladığı bir hikâye. Kitap, dünyanın pek çok farklı yerinden, gerçekte var olmayan Roulettenburg isimli bir Alman kasabasına kumar oynamak için gelen kumarbazları ve kumarhane dünyasını, Alexei Ivanovich’in gözünden anlatıyor ve bu dünyanın yok ettiği hayatları tüm acımasız yönleriyle gözler önüne seriyor.

Paulo Coelho – Simyacı

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelen Brezilyalı yazar Coelho, Mesnevi’deki bir anlatıdan yola çıkarak yazdığı bu romanda Santiago isimli bir çobanın, hazine bulma umuduyla Mısır Piramitlerine uzanan ve bir “kendini keşfetme” yolculuğuna dönüşen macerasını anlatıyor. İlk kez 1988’de yayımlanan kitap günümüze kadar 70’ten fazla dile çevrildi ve 130 milyondan fazla sattı.

Jose Mauro De Vasconcelos – Şeker Portakalı

““Nen var Zezé?”

“Hiç. Şarkı söylüyordum.”

“Şarkı mı söylüyordun?”

“Evet.”

“Öyleyse ben sağır olmalıyım.”

İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.”

Kitabın baş kahramanı, mahalleli tarafından “şeytanın vaftiz oğlu” olarak adlandırılan, yaramazlıklarıyla herkese yaka silktiren ve henüz sadece beş yaşında küçük bir çocuk olan Zeze’dir. Ailesiyle birlikte yoksulluk içinde yaşayan bu küçük çocuk, ailesinden görmediği sevginin ve gördüğü şiddetin, yoksulluğun getirdiği acıların yıkıma uğrattığı iç dünyasıyla dış dünyayı anlamlandırmaya çalışırken, okuru da duygudan duyguya sürüklüyor.

Gülseren Budayıcıoğlu – Kral Kaybederse

Psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun kendi hastalarının gerçek hikayelerinden yola çıkarak yazdığı kitaplarından biri olan Kral Kaybederse, kendini kadın avcısı olarak gören zengin ve yakışıklı Kenan’ın avına av olma hikayesini konu ediniyor. Kenan’ın eşi, sevgilisi ve psikiyatristi çerçevesinde ilerleyen hikâye, içerdiği karakter analizleriyle geçmişteki travmaların geleceğe yansımalarını yalın ve sürükleyici bir üslupla kâğıda döküyor.

Madaline Miller – Ben, Kirke

Romanın baş karakteri Kirke, Yunan mitolojisinde Güneş’in kendisini temsil eden titan Helios’un kızıdır ve aynı zamanda bir büyücü tanrıçadır. Diğer tanrı ve tanrıçalardan farklı göründüğü ve bir güce sahip olmadığı için diğerleri tarafından pek sevilmez ve dışlanır. Ancak zamanla güçlerini keşfetmeye başlar ve yaptıkları yüzünden sürgüne gönderilir. Özgüvensiz bir kadının, güçlü bir tanrıçaya dönüşümünü ele alan Ben, Kirke, binlerce yıldır anlatılan mitolojik karakterlerin öykülerini bambaşka bir açıdan ele alan, mitoloji severlerin kaçırmaması gereken çok katmanlı bir kitap.

Storytel’in 2020’de en çok dinlenen sesli kitap ve e-kitaplarından hala dinlemediklerin varsa henüz geç değil.

Yorum Yazın