Anna Karenina Hakkında Mutlaka Bilmeniz Gerekenler

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu ise kendine göredir.

XIX. yüzyıl Rusya’sındayız. Soylu bir aileden olan Anna, günün birinde eşini bir kenara iter ve cemiyet hayatını karşısına alır. Derin bir karakter dönüşümüyle, bambaşka biri hâline gelir. O değiştikçe diğer karakterler de değişecektir. Anna’nın Aristokrat çevresi ve zamanın Rus toplumu da aynı kalmayacaktır.

Anna Karenina, zamana meydan okuyan bir klasik ve insan ilişkilerini derinleştiren bir inceleme. Şüphesizi yazılmış en derin ve en anlaşılır romanlardan. Gustave Flaubert’in, Tolstoy’un birkaç şaheserinden olan Savaş ve Barış’ı okuduğunda “Ne sanatçı! Ne psikolog!” diye haykırdığı söylenir. Hiç kuşkusuz Tolstoy, psikoloji bilgisini ve kavrayışını Anna Karenina romanında da göstermiştir.

Orijinal baskısı yedi yüz küsür sayfayı geçen uzun soluklu bu romanı içselleştirmek ve daha iyi anlamak isteyebilirsin. Bu noktada bilmen gereken bazı şeyler var. İşte Anna Karenina’ya dair şaşırtıcı gerçekler ve ufuk açıcı bilgiler.

1. Otobiyografik Esintiler Taşıyan Bir Roman

Rus ve Dünya Edebiyatı’nın büyük klasiklerinden biri olan roman, Tolstoy’un tecrübelerinin ve anılarının bir yansımasıdır. Anna Stepanovna Pirogova gerçek hayatta Tolstoy’un dostlarından birinin sevgilisiydi. Bu hikâyenin trajik sonu Tolstoy’u derinden etkiledi ve yaraladı. Tolstoy gerçek hayatta bu kişinin intihar ettiğini öğrendi, olay mahalline gitti ve bizzat otopsisini inceledi.

Kitabın ana karakteri Anna Karenina ise Alexander Puşkin’in kızı olan Maria Hartung’dan esintiler taşıyor. Tolstoy ile bir baloda tanışan Maria, o zamanlar güzelliğiyle yazarı büyülemişti. Bütün gece boyunca Maria ile birlikte sanat, edebiyat ve aileleri hakkında konuşmuşlardı. Tolstoy onda rafine bir zevk ve güçlü fikirler görmüştü. Romanda ise genellikle Anna Karenina’nın görünüşü ve bedensel özellikleri Maria Hartung’unkilerle örtüşür.

Bazı eleştirmenlerin analiz ve yorumlarına göre, romandaki uyumsuz karakter Levin ise Tolstoy’un ta kendisi. Tolstoy’un eşi bizzat kendisine “Levin gibi yeteneksizsin, o sensin” demişti. Hatta Tolstoy’un, eşi Sophia Behrs’e yaptığı evlilik teklifi ile Levin’in romanda organize ettiği evlilik teklifi hemen hemen aynıdır. Yazarın Levin ile çok benzer ve kimi zaman aynı felsefi fikirlere, davranışlara ve siyasi yönelimlere sahip olduğu görülebilir.

“Yapmam gereken yalnızca hedefe doğru vazgeçmeden yürümek, istediğime ulaşacağım,” diye düşünüyordu Levin.

Aynı zamanda Anna ile küçük oğlu Seryozha arasındaki ilişkinin naifliğini, Tolstoy’un gerçekte annesini iki yaşındayken kaybetmesine bağlayanlar vardır. Sonuç olarak Anna Karenina, Tolstoy’un gerçek yaşam deneyimlerinden ve acılarından şiddetli biçimde etkilenmiş bir roman. 

2. Romanın Dostoyevski ve Nabokov İçin Yeri Bambaşka

Anna Karenina’yı sanat eseri bakımından kusursuz bulan Dostoyevski, ilk başlarda romanı biraz uzun bulmuştu. Buna rağmen kitabın kapağını kapadığında ve onu kitaplığına kaldırdığında fikri değişmişti. Lolita isimli romanıyla bilinen diğer büyük Rus yazar Nabokov ise romanı “gelmiş geçmiş en büyük aşk hikâyelerinden biri” olarak tanımladı ve yalnızca bir macera romanı olmadığını ifade etti. Öyle ki Nabokov, roman için bir önsöz bile kaleme aldı.

3. Anna Karenina’nın Farkı

Anna Karenina, Tolstoy’un diğer romanlarından bütünüyle farklıdır. Felsefi argümanlarla dolu olan Savaş ve Barış’ın ve diğer eserlerinin aksine bu romanda felsefi genellemeler yer almaz. Çoğu eleştirmene göre kitaptaki tek genel geçer felsefi yargı, kitabın açılışını yapan “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu ise kendine göredir.” cümlesidir. Kitap boyunca yazarın özel yaşamlara ilişkin tasvirleri, karakter tahlilleri ve içsel dünyalara yönelik yaptığı analizler bulunur. Yazarın bilindik bir yazım üslubu olan ‘insanların kaderlerinin gidişatını resmetme’ alışkanlığı, kitap boyunca duygular ve gerçekler üzerine inşa olur. Felsefi temeller ve aksiyomatik yargılar üzerine değil.

Sonsuz bir zamanda, maddenin sonsuzluğu içinde, sonsuz bir boşlukta bir kabarcık-organizma çıkıyor ve bu kabarcık, bir süre kabarcık olarak kalıp patlıyor. İşte bu kabarcık benim.

Tolstoy’un Çocukluk (1852), İlk Gençlik (1854) ve Gençlik (1856) isimli, iki yıl aralıklarla yazdığı toplamda üç farklı otobiyografik romanı vardır. Serinin dışında kalan eserleri ise tamamen kurgusal evrenlere sahiptir. Anna Karenina romanı ise tümüyle otobiyografik veya kurgusal değildir. Tolstoy’un yaşam deneyimlerinden ve gerçek hayattaki gözlemlerinden yoğun olarak etkilenmiş bir kurgudur. Tolstoy, Anna Karenina’yı “yazdığım ilk gerçek roman” olarak tanımlamıştır.

4. Bir Aşk Öyküsünün Ötesinde

Romandaki karakterlerin neredeyse her biri toplumsal konular hakkında bilgi ve fikir sahibidir. Karakterler; verimli çiftçilik, din, eğitim reformu, toprak reformu, işçi hakları, demokratik seçimler ve daha pek çok toplumsal mesele üzerine uzun uzadıya tartışırlar. Şehir yaşantısı ile kırsal yaşantıyı mukayese eder, bazen gelenekleri eleştirir ve çevreleriyle ilgili konularda sık sık diyalog kurarlar.

5. En Çok Uyarlanan Romanlardan

Anna Karenina altı tiyatro oyununa, on altı farklı filme ve on operaya uyarlanmıştır. Aynı zamanda dört bale etkinliğine ve bir mini televizyon dizisine de uyarlanmıştır. Söz konusu mini diziden önce de bir düzine televizyon dizisinde konu edinilmiştir. Ben H. Winters tarafından 2010 yılında yazılan bir parodi roman olan Android Karenina isimli bilim kurgu kitabının da çıkış noktasını teşkil eder.

Anna Karenina Storytel’de

Anna Karenina, üç milyondan fazla kelime barındıran geniş bir hazine. Rus edebiyatının bu eşsiz romanını sesli kitap olarak dinleyebilir, Rusya’da XIX. yüzyılda yaşayan bir roman kahramanı haline gelebilirsin.

Dünya KlasikleriE-kitapRoman

İlgini Çekebilir

Saatleri Ayarlama Enstitüsü Alıntıları

10/10/2023

İmparatorluktan cumhuriyete geçiş sırasında yaşanan toplumsal değişimi en güzel anlatan romanlardan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Türk edebiyatına kazandırdığı en önemli eserlerden. Tüm romanlarını bir toplum bilimci gibi kaleme alan Tanpınar bu ölümsüz eserinde […]

Çantamdan Fil Çıktı Storytel’de

10/10/2023

Elbette Satürn ‘de bir hastanede tedavi olmayı tercih edebilirdi. Çantasından bir gezegen çıkabilirdi. O gezegene giderken çantasından uzay korsanları çıkabilirdi. Ya da okyanusun derinliklerinde tam teşekküllü bir Denizaltı Hastanesine gidebilirdi. Mert Arık’ın özgün bir üslupla […]

2020’de En Çok Dinlenen Storytel Kitapları

20/01/2021

Storytel kütüphanesine eklenen binlerce sesli kitap ve e-kitap arasından 2020’de en çok dinlenen Storytel kitapları hangileri merak ediyor musun? Listede belki başucu kitaplarınla karşılaşacaksın, belki de henüz adını duymadıklarınla ya da duyup da okuma, dinleme […]

Türkiye’ye Polisiyeyi Sevdiren Ahmet Ümit Dinleyebileceğin 21 Kitabıyla Storytel’de

30/01/2021

Türkiye’de polisiye denince akla önce Ahmet Ümit gelir; tıpkı dünya edebiyatında polisiye denince akla ilk gelen ismin Agatha Christie olması gibi. Geniş bir okur kitlesine sahip Ümit’in kitaplarının bu kadar ilgi görmesinin en büyük sebebi […]

Bu Kış İçini Isıtacak Aşk Kitapları

31/01/2021

Kış mevsimi gelmişken battaniyelerin içine gömülüp sıcacık bir çay, kahve ya da çikolata ile kitabını alıp keyif yapmaya ne dersin? Peki aşk kitapları sever misin? Soğuk günler başlayınca çoğu zaman sevdiklerimizden, sosyal hayatımızdan uzaklaşıp evimizde kalmayı […]

Yorumlar

Yorum Yazın

Storytel'i Şimdi Dene