Mutlaka Okuman Gereken Modern Klasikler

Bazı edebi eserler yüzyıllar içinde kaybolup gitti, geriye kalan bir avuç eser klasikler olarak anılıyor ve uzun bir süre daha insanlıkla birlikte yaşamaya devam edecekler. Bunun yanında her geçen yıl pek çok roman, öykü yazılıyor. Kaçının zamanın sınavını geçebileceği belirsiz.

Hem “modern” kavramı hem de “klasik” sözcüğü sınırlı hareketli, ilginç sözcükler. Modern klasik tamlaması ise başlı başına ilginç. Sanki bir çelişki var gibi geliyor kulağa. Ama hayır, yok. Zamanın sınavından başarıyla geçmiş olan ve hala içinde yaşadığımız dünyayı bize anlatan pek çok eser, modern klasikler olarak anılmayı hak ediyor.

Storytel’de dinleyebileceğiniz modern klasikleri sizin için derledik: 

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – George Orwell

George Orwell’in 1949 yılında yayımladığı romanı, kısa süre içinde distopya edebiyatının en tanınmış klasiklerinden biri haline geldi. Orwell’in alegorik – politik anlatısı o kadar popülerleşti ki kitap, sanatta, politikada hatta gündelik hayatta bir referans haline geldi. Büyük Birader, düşünce polisi kavramları bu kitapla hayatlarımıza girdi. Orwell, bütün insani eylemlerin yasak olduğu totaliter bir toplumu anlattığı çok tartışılan kitabıyla, bu distopyanın çok da uzak olmadığı konusunda insanlığı uyarmak istemişti.

Satranç – Stefan Zweig

20. yüzyılın en büyük yazarları arasında gösterilen Avusturyalı Stefan Zweig, en tanınmış eserlerinden biri olan Satranç’ı 1941’de Brezilya’da sürgündeyken yazdı. Bir gemi yolculuğu sırasındaki bir satranç maçıyla başlayan uzun öykü, karakterlerden birinin satrancı nasıl öğrendiğinin anlaşılmasıyla derin bir psikolojik ve politik boyut kazanıyor. Zweig, Gestapo’nun eline düşen bir insanın psikolojik direnişini anlattığı kitabını bitirdikten kısa süre sonra intihar etmişti.

Dönüşüm – Franz Kafka

40 yıllık kısa yaşamında dünyanın en büyük yazarları arasına girmeyi başaran Franz Kafka, en tanınan başyapıtı Dönüşüm’ü 1915’te yazdı. Bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulan Gregor Samsa’nın öyküsü, kısa sürede bir modern klasik haline geldi. Kafka’nın gerçekçilik unsurlarıyla gerçeküstü hatta fantastik unsurları tuhaf biçimde birleştirdiği başyapıtı, hala tartışılıyor ve ilgiyle okunmaya devam ediyor. 

Genç Bir Doktorun Anıları – Mihail Bulgakov

Rus yazar Mihail Bulgakov aslında tıp eğitimi almıştı ve tamamen yazarlığa yönelmeden önce birkaç yıl doktorluk yapmıştı. Bu süre içinde yazdığı öyküler çeşitli dergilerde okurlarla buluştu. Kendi yaşamından izler taşıyan öyküleri de daha sonra kitap olarak yayımlandı. Genç doktorun gündelik hayatta karşılaştığı zorluklar, genç yazarın elinde olağanüstü güçlü öykülere dönüştü. Bulgakov’un kısa öyküleri 2013 yılında “A Young Doctor’s Notebook” adıyla  4 bölümlük bir mini seri olarak televizyona uyarlandı. 

Dünyalar Savaşı – H. G. Wells

Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası gibi  efsanevi  kitapların yazarı H.G. Wells, bilim kurgu türünün ilk ve en büyük isimlerinden biri. Edebiyat dünyasına yalnız romanlar değil hala kaynağı tükenmeyen büyük temalar hediye eden Wells’in Dünyalar Savaşı isimli romanı, Mars’tan gelen uzaylıların istila ettiği dünyanın öyküsünü anlatıyor. Çaresiz ve umutsuz insanlığın karanlık bir resmini çizen Wells romanını okuru şaşırtacak bir finalle bitiriyor. Dünyalar Savaşı, 1898 yılında yazılmasına rağmen gücünden hiçbir şey kaybetmedi.

Martin Eden – Jack London

Yazar olmayı kafaya koymuş ve bu uğurda zorlu bir mücadeleye girişen genç işçi Martin Eden’in öyküsü, Jack London’ın kaleminden çıkan ve edebiyat tarihinin baş köşelerinden birine yerleşen romanlardan biri. London, Martin Eden’i Güney Pasifik’te çıktığı ve iki yıl süren bir deniz yolculuğu sırasında hastalıklarla boğuşurken yazdı. Jack London, kendi yaşamından da izler taşıyan Martin Eden’in öyküsünü, sonunu tahmin ettiğini düşünen okurları bile şaşırtacak bir vuruculukta bitiriyor.

Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald

Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald, bugün dünya çapında en çok tanınan eseri Muhteşem Gatsby’de “Caz Çağı” olarak adlandırdığı Amerika’nın 1920’li yıllarının benzersiz bir portresini çiziyor. Fitzgerald, katıldığı bazı partilerden esinlenerek yazmaya başladığı romanın hem basit hem karmaşık, yeni ve olağan dışı olmasını hedefliyordu. Roman 1925’te basıldı ancak önemli bir yankı uyandırmadı. Fitzgerald, kitabın yeniden keşfedilerek modern klasikler arasına girdiği, sinema ve televizyona uyarlandığı günleri göremeden 1940 yılında öldü.

Fahrenheit 451 – Ray Bradbury

Amerikalı yazar Ray Bradbury’nin ilk kez 1951 yılında yayımlanan Fahrenheit 451 isimli distopik romanı, kısa süre içinde modern bir klasik haline geldi. Kitapların yasaklandığı, kitap bulundurmanın en büyük suç haline geldiği karanlık bir gelecekte, görevi yakalanan kitapları yakmak olan bir itfaiye erinin öyküsünü anlatan roman, adını kağıdın 451 fahrenheit derecede tutuşmasından alıyor. Fahrenheit 451, ilki ünlü yönetmen François Truffaut tarafından olmak üzere iki kez sinemaya uyarlandı.

Biz – Yevgeni Zamyatin

Rus yazar Yevgeni Zamyatin’in en bilinen eseri ve tek roman çalışması olan Biz, karanlık geleceğin anlatıldığı distopyaların edebiyattaki ilk örneği sayılıyor. Kitap 26. yüzyılda, bilimin ilerlediği ama insanların benliklerini yitirerek birer sayıya dönüştükleri, özgürlüğün unutulduğu, herkesin her an gözetim altında olduğu baskıcı, totaliter bir toplumu anlatıyor. Zamyatin’in yayınlandıktan hemen sonra, 1921’de ülkesinde yasaklanan romanı, George Orwell’in 1984 ve Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya kitaplarına doğrudan esin kaynağı oldu. Biz, Rusya’da ancak 1988’de yeniden yayımlanabildi.

Altıncı Koğuş – Anton Çehov

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük öykücülerinden biri olan Anton Çehov, en ünlü uzun öykülerinden biri olan Altıncı Koğuş’u 1892 yılında yayımladı. Öykü kısa sürede büyük bir yankı uyandırdı. Çehov, bir taşra kasabasındaki bir akıl hastanesinde geçen bu uzun öyküsünde, eğitimli bir hastayla doktoru arasındaki felsefi çatışmayı anlatıyor. Hastaların yaşadığı zorluklara ve haksızlıklara kayıtsız kalan doktor, yanılgısını anladığında artık iş işten geçmiş olacaktır. Aslında Çehov bu öyküsüyle, ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden Rus aydınlarının tutumunu eleştiriyordu. 

Kitap ÖnerileriKitap TavsiyeleriModern KlasiklerOkunması Gereken KitaplarRomanSesli Kitap

İlgini Çekebilir

2020’de En Çok Dinlenen Storytel Kitapları

20/01/2021

Storytel kütüphanesine eklenen binlerce sesli kitap ve e-kitap arasından 2020’de en çok dinlenen Storytel kitapları hangileri merak ediyor musun? Listede belki başucu kitaplarınla karşılaşacaksın, belki de henüz adını duymadıklarınla ya da duyup da okuma, dinleme […]

Türkiye’ye Polisiyeyi Sevdiren Ahmet Ümit Dinleyebileceğin 21 Kitabıyla Storytel’de

30/01/2021

Türkiye’de polisiye denince akla önce Ahmet Ümit gelir; tıpkı dünya edebiyatında polisiye denince akla ilk gelen ismin Agatha Christie olması gibi. Geniş bir okur kitlesine sahip Ümit’in kitaplarının bu kadar ilgi görmesinin en büyük sebebi […]

Bu Kış İçini Isıtacak Aşk Kitapları

31/01/2021

Kış mevsimi gelmişken battaniyelerin içine gömülüp sıcacık bir çay, kahve ya da çikolata ile kitabını alıp keyif yapmaya ne dersin? Peki aşk kitapları sever misin? Soğuk günler başlayınca çoğu zaman sevdiklerimizden, sosyal hayatımızdan uzaklaşıp evimizde kalmayı […]

Yorumlara

Yorum Yazın