Storytel’de Dinleyebileceğin Oğuz Atay Kitapları

Modern Türk romanının öncü ismi Oğuz Atay birçok insan tarafından ilk romanı Tutanamayanlar ile tanınıyor. Ancak Atay’ın tek bir romanla sınırlandırılamayacak kadar üretken bir edebiyat kariyeri var. Buna rağmen, yazarın kitapları ne yazık ki ölümünden önce ikinci baskısını bile yapamamış. Kısaca Oğuz Atay da kıymeti öldükten sonra anlaşılan yazarlardan. Eserlerinde gerçek ile gerçeküstünün bir arada bulunması yazarı postmodern edebiyat türüne yakın kılıyor. Eserlerinde insanın yalnızlığı, varoluşsal sorgulamalar ve toplumsal kritiklere yer veren yazar, arayış içerisinde olan uyumsuzların sesini duyurur.  Atay’la ilgili birçok okuru şaşırtan bir diğer detay ise İTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olan yazarın bu bölümünde öğretim üyeliği bile yapmış olması. Algısı ve kavrayışı eğitiminin sınırlarını aşan yazarlardan biri olarak Tutunamayanlar’dan Tehlikeli Oyunlar’a kadar edebi yetkinliğini sergilediği pek çok eser bırakmış geriye. 

Senin için Storytel’de dinleyebileceğin sesli Oğuz Atay kitaplarını bir araya getirdik. Sesli kitap seviyorsan, Oğuz Atay’ın edebi dilini bir de böyle deneyimlemelisin.

Günlük

Oğuz Atay gibi üretken bir yazarın kendi iç dünyasını arasına roman kurgusu koymadan doğrudan anlattığı eseridir Günlük. Tam da ismini doğrular nitelikte yazarın günlüklerinden oluşan eser bir nevi serzenişle başlar: “Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız”. Yazarın iç dünyası ve düşünceleri ile doğrudan, hiçbir perde olmadan tanışmak istiyorsan bu kitabı mutlaka okumalı ya da dinlemelisin.

Eylembilim

Oğuz Atay’ın son yazdığı ancak tamamlayamadığı romanı Eylembilim, yazarın ömrü yetmediği için yarım kalmış. Eserin kitaplaştırılması ancak yazarın ölümünden 11 yıl sonra, kızının bir paket içerisinde eserin son 74 sayfasını bulması ile gerçekleşmiş. Kitapta, Dilaver Kalas isimli bir avukat, vefat etmiş olan Prof. Server Özbudak’ın hatıralarını anlatmaktadır. Bu anlatıların merkezinde 50’lerden 80’lere kadar devam eden sağ-sol kavgaları ve üniversitelerin nasıl olması gerektiğine dair eleştiriler bulunur. Bu eserinde, kara mizah ve ironi gibi anlatım tekniklerine başvuran Oğuz Atay , her kitabında olduğu gibi Eylembilim boyunca  da insan psikolojisine dair incelikli tahliller yapıyor.

Bir Bilim Adamının Romanı

Biyografik roman türünde yazılan eserde, Oğuz Atay, kendi hocası da olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ın hayatını anlatıyor. Mustafa İnan yoksul bir hayat yaşamış ancak tüm zorlu şartlara rağmen dünyada kabul görmüş bir bilim insanı olma mertebesine erişmeyi başarmış idealist biridir. İnan, maddi ve manevi anlamda sıkıntılı bir çocukluk yaşamış ve hatta mühendislik okurken bile çalışmak zorunda kalmıştır. Her şeye rağmen okuma aşkından vazgeçmeyen İnan, para kaygısıyla değil sadece tutkusu nedeniyle öğretmenlik yapmış. Oğuz Atay, Tutunamayanlar isimli eserinde de andığı değerli hocası Mustafa İnan’ın yaşam öyküsü üzerinden, toplumsal eleştiriler doğrultusunda, etik anlamda insan olmanın ne demek olduğuna dair sorgulamalar yapıyor.

Tutunamayanlar

Tutunamayanlar, Oğuz Atay’ın hiçbir kitabını okumamış insanların bile aşina olduğu bir eser. Bu kitaptan ufak da olsa alıntılar duymayanımız var mı? Bazı eleştirmenler için bu kitap, ayırt edici dili ve üslubu sayesinde Türk romanının, dünya romanlarıyla aynı düzeye gelmesini sağlayan yegane eserdir.  Modern ve postmodern roman özellikleri taşıyan kitapta, okurları varoluşun tüm çıplaklığıyla karşı karşı getirmek amaçlanır. Bu amaçla olay örgüsünden feragat edilir; izlenimler ve ayrıntılar üzerinden karakterlerin ruhsal çözümlemeleri yapılır. Kitabın konusuna gelince; Turgut Özben, arkadaşı Selim Işık’ın intiharı ile sarsılır. Bu intihar sonrası, yaşarken kıymetini bilmediği arkadaşının hayatının izini sürmeye başlar. Romanda konuştuğu kişilerin hepsi Selim’in hayatından geçmiş ve onun varoluşuna ışık tutan hikayeleri anlatan karakterlerdir. Oğuz Atay’ın hayatı ile paralellikler taşıması nedeniyle otobiyografik anlatılar da taşıyan eserde, Selim’in iç dünyası öyle keskin ve yoğun bir ifade gücüyle tasvir edilir ki; her sayfada modern dünyaya tutunamayan insanın trajedisini en derinden hissedeceksin.

Tehlikeli Oyunlar

Kitabın baş karakteri Hikmet Benol’un hikayesi Oğuz Atay’ın tipik karakterlerinin izlerini taşır. Hatta yazarın kendisi Tutunamayanlar’ın baş kahramanı ve Hikmet Benol arasındaki bariz benzerliklere gönderme yapar. Hikmet, roman boyunca gerçekle rüya arasında gidip gelir. Bilinç akışı tekniğiyle yazılan kitabın dili gerçeküstücü bir tarza bürünerek bu gerilimi etkili bir şekilde yansıtır. Kitapta bazen gerçekler önce anlatılırken bazen Hikmet’in fantezileri betimlenir. Bazı durumlarda ise önce fantezilere daha sonra ise gerçeklere yer verilir. Ruhsal sıkıntılarını aşmakta ve toplumsal anlamda uyum sağlamakta zorlanan Hikmet, tipik bir Oğuz Atay karakteridir. ‘’Kendimi aramaya çıktım, ama yolu kaybettim hangi sokakta olmam gerekiyor bilemiyorum. Ve artık kendimi aramanın yolunu da kaybettim. Hangi caddeye çıkmam gerekiyor bilemiyorum.’’ diyen bir adamın anlamlandıramadığı bir dünyada kendi yarattığı oyunun içerisinde varoluşsal sorgulamalarla dolu bir arayışı izliyoruz.

Korkuyu Beklerken

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay’ın hikayelerinin derlendiği kitabı. 8 farklı hikayeden oluşan kitabın ismi, içerisinde bulunan ‘’Korkuyu Beklerken’’ isimli hikayeden alınmış. ‘’Beyaz Mantolu Adam’’ isimli hikayede; toplumsallıktan ve yaşamdan soyutlanmış bir adamın hikayesini dinleriz. ‘’Unutulan’’ isimli hikayesi ise tavan arasında ölü bulunan bir eski sevgiliye dair. ‘’Korkuyu Beklerken’’, bir gün kendisine gelen bir mektupla hayatı tamamen değişen bir adamın öyküsü. “Bu mektubu okuduğu andan itibaren evden çıkmaması gerektiği” yazılan mektubu gören adam yaşama ve ötekine dair her şeyden ürkmeye başlar ve kendisini eve kapatır. Aslında mektup metaforu ile insanın kendi benliğini ortaya koymaktan kaçınmasına neden olan tüm korkuları sembolize ediliyor. ‘’Bir Mektup’’ isimli hikayede yazar içini mektuba dökerken varoluşa dair tüm sorgulamalarını dile getiriyor. ‘’Ne Evet Ne Hayır” isimli hikayesi ise grinin hayatındaki yerini anlatıyor. ‘’Tahta At’’ hikayesi ile Cumhuriyet dönemi , Tuğrul Bey üzerinden tahlil ediliyor ve ironik bir dille eleştiriliyor. ‘’Babama Mektup’’ hikayesinde vefat etmiş olan babasına benzediğini fark eden bir adamın karmaşık iç dünyasını dile getirişini dinliyoruz. ‘’Demiryolu Hikayecileri’’nde ise hikayeciliğin hak ettiği değeri görememesinden yakınan bir demiryolu hikayecisinin hüzün dolu öyküsü var.

Oyunlarla Yaşayanlar

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay’ın kaleme aldığı tek tiyatro eseri olması açısından özel bir yere sahip. Bununla beraber, kimi eleştirmenlerce Tehlikeli Oyunlar ve Tutunamayanlar isimli eserleriyle bir üçleme olarak nitelendirilir. Eserde, 80’ler sonrası Türkiye’nin değişimi ve dönüşümü betimlenir. Hiciv, eleştiri ve sorgulamalarla dolu olan kitap trajikomik bir dille yazılmış olma özelliği taşıyor. Oğuz Atay karakterlerine aşina olanlar bilir; onlar tutunamasalar da benliklerini ortaya koymak üzere şartları sonuna kadar zorlarlar. Bu eserde de emekli olmuş bir tarih öğretmeni olan Coşkun Ermiş’in yazar olma hayalleri ve bu uğurda ortaya koyduğu çabalarını görüyoruz. Eylemsizlikle tüketilmiş bir yaşamın arkasından hayallerinin peşinden gidecek cesareti toplayan bir adamın kara mizah yüklü, düşündürücü hikayesi…

Storytel’de dinleyebileceğin sesli kitapların sınırı yok. Oğuz Atay’ın en sevilen sesli kitaplarını dinlemek istiyorsan hemen tıkla! İyi eğlenceler!

Yorum Yazın