Ödüllü Kitaplar

Ödüllü Kitaplar Storytel’de!

Edebiyat eserlerini farklı kriterlere göre değerlendiren kuruluşların ödüle layık gördüğü kitaplar, okurlara fazla araştırma yapmaya gerek kalmadan edebiyatın güzel örnekleriyle tanışma fırsatı sunuyor. Sen de yurtiçi ve yurtdışındaki saygın ödüllere layık görülen veya aday olarak gösterilen bu kitapları Storytel’de e-kitap olarak okuyabilir ya da sesli kitap olarak dinleyebilirsin.

Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Marcel Proust 

“Benim yaşadığım dünyadan daha gerçek bir dünyaya ait gerçekleri göstermesini bekliyordum; bu gerçeklere bir kez ulaştıktan sonra, benim boş hayatımın önemsiz olayları, bedenime acı verseler bile, onları elimden alamazdı.”

Edebiyat tarihinin en usta kalemlerinden biri olarak gösterilen Fransız yazar Marcel Proust’un 1919 senesinde Pulitzer ödülü aldığı bu kitabında kadınlarla kurduğu tutku dolu ilişkiler, kendi ergenlik dönemi, arkadaşlıkları ve daha nicesi yer alıyor. Betimlemeleri ve analizleriyle psikolojik bir iç hesaplaşmaya girişen Proust her zaman yaptığı gibi aşkın, dostluğun, alışkanlıkların iç yüzünü uzun ve anlamlı cümleleriyle gözler önüne sererek okuru tüyden hafif hissettirecek bir frekansa çekiyor. 

 

Ağaçlar, Herman Hesse 

1946 Nobel Edebiyat ödülü sahibi olan Herman Hesse’nin bu derleme kitabında ağaçlara tonla övgü ve doğaya yönelik büyük bir aşk var. Ağaçların göğe çıkarıldığı, destanlar ve manilerle süslendiği kitap, yazarın ağaçları ne kadar çok sevdiğinin, sevmek bir yana hayatında çok önemli bir yere koyduğunun da apaçık bir delili. Öyle ki yazar “çocukluğumun kutsal bahçesi” olarak bahsediyor bir ağaç yerleşkesinden. Haliyle mutluluğun özünü de burada buluyor ve “Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.” diyor. 

Ağaçlar kitabı aynı zamanda farklı farklı, göz alıcı estetik ağaç görsellerle desteklenen bir kitap. Ağaçlar; apartmanlarımızın gri ve boğuk atmosferine yeni bir soluk getirmek için bulunmaz hint kumaşı. 

 

Yaza Yolculuk, Tomris Uyar

“Karşılıklı susmayı sürdürdüler. Sanki konuşşalar bir şey, bir daha onarılmamacasına bozulacaktı.“

1987 senesinin Sait Faik Öykü Ödülü’nü alan söz konusu bu eser 9 farklı öykü bölümünden meydana geliyor. Öykülerin ortak noktası ise yaz mevsimi. Yaz mevsiminin konu olarak temele alınıp geçmişin, özgürlüğün, tutsaklığın, anıların ortaya serimlendiği bir kitap Yaza Yolculuk.

 

Nickel Çocukları, Colson Whitehead

“Karanlığı karanlık kovamaz, demişti Dr. King, karanlığı yalnızca ışık kovabilir. Nefret nefreti sonlandıramaz, onu yalnızca sevgi sonlandırabilir.”

Evvelden Yeraltı Demiryolu eseriyle ünlenen yazar, bu kitabında, ıslah edilip güya toplumsal hayata tekrardan ayak uydurabilmeleri için suç işleyen çocukların götürüldüğü bir erkek okulunu anlatıyor. Burada ailesi olmayan çocuklar kalıyor ve en ufak bir disiplin suçunda White House denilen, hapishaneden hallice bir yeri boyluyorlar. Sigara içmek veya ufak bir yanlış hareket bile çocukların kendilerini burada bulmalarına neden olabiliyor. Burada genç çocuklar, şiddet, ırkçılık ve acımasız davranışlara maruz kalıyorlar. 

Nickel Çocukları tüm bu dramı insanı yürekten sarsan bir biçimde, gerçekleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererek anlatıyor. Yazar her ne kadar kitabın tamamen kurgu olduğunu söylese de, esin kaynaklarını dünya gündemini biraz olsun takip eden herkes fark edebilir. Bu nedenle Nickel Çocukları, çarpıcı derecede realist bir kurgu. 

 

Parasız Yatılı, Füruzan 

“Ders kitaplarımı değil, en sevdiğim yazarları alıp elime, bir dolu yeri gezeceğim. Dostoyevski’yi okuduğum kireç badanalı çıkmadaki kayısıların sessiz karanlıklarını ve su kokusunu hep arayacağım.”

Parasız Yatılı, 12 farklı öyküden oluşan ve yazarına 1972 yılının Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazanan ilk kadın olma unvanını almasına yol açan bir eser. Sefalet, çaresizlik ve mücadelenin okura kuvvetli olduğu kadar hüzünlü bir biçimde hissettirildiği kitapta ön plana çıkan önemli karakterlerin kadın olması, kitabın aynı zamanda kadın hareketine bir gönderme taşıdığı şeklinde yorumlanabilir.  Vurucu aforizmaların melankolik betimlemeler uğruna kullanıldığı bu naif kitapta her okur kendinden bir parça bulabilecek.  

 

Gizemler, Knut Hamsun

Yazarın ilk göz ağrısı olan ve bir hayli ses getiren Açlık’tan iki yıl sonra, yani 1892 senesinde Knut Hamsun tarafından kaleme alınan kitap, Norveç’in kıyıda köşede kalmış bir kasabasına Nagel adını taşıyan gizemli bir yabancının gelmesiyle baş gösteren bir süreci konu ediniyor. Yazarına 1920 yılının Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran eser bir çırpıda okunup bitirilecek kadar bağlayıcı, sade ve akıcı. Henry Miller tarafından Gizemler’e duyduğum yakınlığı hiçbir kitaba duymadım” diyerek övülen kitabın konusunu çağdaşlarından ayıran sıra dışı ve gizem dolu bir işleyişi var. Kasabaya çat kapı gelen şu Nagel esasen kim? Ne yapmak istiyor? Kasabaya gelip sürekli konuşup duran, içsel hesaplaşmalara takılı kalan bu gizemli kişi de neyin nesi?  

 

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin 

“Dirmit o günden sonra hep sözcüklerden bir yorgana sarındı. Sözcüklerden bir yatağın üstünde uyudu. Sözcüklerden yapılma bir sandalyenin üstünde oturdu.”

Latife Tekin’in büyülü gerçekçilik üslubuyla kaleme aldığı Sevgili Arsız Ölüm, köyden kente göçü konu edinen, karakter tahlilleriyle modern Türk edebiyatına damgasını vuran sosyal roman türündeki bir kitap. Yazarın kendi hayatından parçaları da takip edebileceğiniz romanda, kente göç eden ailenin geçim derdi ve şehir yaşantısı sonucunda geleneklerini, göreneklerini, değerlerini yitirip kendi özlerine yabancılaşını, neticede gitgide dağılmasını dramatik ve realist bir dille anlatılıyor. Atiye, Huvat, Dirmit gibi birçok karakter kendilerine yabancılaşan ancak okura epey  tanıdık gelen profiller desek yeridir.  

 

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, Olga Tokarczuk

“Bazen sanki birçok insan için geniş ve ferah olan bir mezarın içinde yaşıyormuşuz gibi hissederim. Gri karanlıkla kaplanmış, soğuk ve nahoş dünyaya baktım. Hapishane dışarıda değildi, her birimizin içindeydi. Belki de onsuz nasıl yaşanacağını bilmiyorduk.” 

Uzun ve kayda değer ismini mistik şair ve ressam William Blake’in bir şiir dizesine borçlu olan kitapta Olga Tokarczuk, yalnız yaşayan birinin üzerinden anlatımını inşa ediyor. Bu yalnız kişi orta yaşlı, tuhaf ve astroloji meraklısıdır. Tek başına bir köyde hayatını sürdürürken monoton yaşamı bir anda alt üst olacaktır. Kendisi aynı zamanda Nobel ödülü sahibi olan yazar Olga Tokarczuk, bu kitaptaki karakterler ve sorgulamalar üzerinden feminizm, hayvan hakları gibi konulara ufuk açıcı bakış açıları getiriyor. 

Kitap Man Booker ödüllerine aday olarak gösterilmiş, 2017 yılında Pokot (İz) ismiyle beyaz perdeye uyarlanmış, ses getiren film Berlin’de Gümüş Ayı ödülüne hak kazanmıştır. 

 

Foto Sabah Resimleri, Ayşe Kulin 

“Yeni adına karar verdin mi? Yeni adın ne olacak?” diye sordu. Adil Düzen, etrafına bakınıp kürsüye yaklaştı, sesini iyice alçalttı ve yeni adını fısıldadı: “Adi Düzenbaz”

Sırasıyla Haldun Taner Öykü Ödülü (1995) ve Sait Faik Öykü Ödülü (1996) ödüllerine layık görülmüş olan bu kitaptaki öyküler; adaleti, aileyi konu edinen temalara sahiplik ediyor. Bir hayli akıcı ve kaygan bir üsluba sahip olan kitapta öykülerin ne ara sona erdiğini anlamayacaksın bile. Her birinin konusu ayrı güzel 10 farklı öyküden oluşan Foto Sabah Resimleri, birçok duyguyu hatırlatmasının yanı sıra, zamanı bir anlığına unutturacak kadar etkileyici ve sürükleyici bir eser. 

 

Storytel ve Ödüllü Kitaplar 

Storytel’de yurtiçi veya yurtdışında prestijli ödüllere hak kazanan kitapların bir araya getirildiği bir Ödüllü Kitaplar arşivi bulunduğunu biliyor muydun? Şayet sen de çeşitli edebiyat çevreleri tarafınca yüksek notla değerlendirilmiş bu eserlerle tanışmayı sevenlerden biriysen, bu arşiv tam da sana göre.