Sofie’nin Dünyası’ndan Alıntılar

Norveçli yazar Jostein Gaarder felsefeye merak duyan herkesin severek okuyacağı Sofie’nin Dünyası’nı 1996 yılında kaleme aldı. Yayımlandığı günden bu yana birçok dile çevrilen ve birçok ülkede çok satanlar listesine girmeyi başaran eser, felsefe tarihini herkesin kavrayabileceği şekilde ele alan bir roman niteliğinde. Kitap ilk dizelerinden itibaren okurda merak uyandırmayı başarıyor.

sofienin dünyası

Kitap, olayların baş kahramanı Sofie’nin bir gün ‘’Kimsin sen?’’ sorusunu içeren bir mektup almasıyla başlar ve Sofie felsefe tarihinde bir yolculuğa itilir. Artık Sofie, önceden hiç sormadığı soruları sormaya başlayacak, daha evvel düşünmediklerini şimdi düşünmek durumunda kalacak ve felsefenin acayip ancak bir o kadar sarsıcı dünyasıyla kontak kuracaktır. Sofie, Alberto Knox ile yaptığı bu yolculukta zaman zaman Shakespeare ve Dante gibi edebiyatçıları tanıyacak, Sokrates’in idamına şahit olacak, Kant ve Platon gibi filozoflarla tanışacaktır.

Eser, çocukluktan ergenliğe geçişte gençleri felsefeye ısındırmak veya yetişkinlik çağında felsefe tarihine giriş yapmak isteyen herkese hitap edebilir bir kurgu ve dille ele alınması bakımından değerli bir yere sahip.

Alıntılar

Felsefi kitaplardan alıntılar bizi felsefe ile içli dışlı kılmakla kalmaz aynı zamanda bizi hem varoluşu hem de kendimizi anlamaya davet eder. İşte bu misyonu layıkıyla yerine getiren Sofie’nin Dünyası’ndan çarpıcı ve düşündürücü alıntılar:

1En akıllı kişi, neyi bilmediğini bilendir.

Sokrates

2Barok döneminin tipik bir sloganı vardı: “carpe diem”. Yani “gününü gün et!” Yine çok söylenen bir başka Latince söz de şuydu: “memento mori”. Bunun anlamı da, “öleceğini unutma!”

3- Gördüğümüz her şeyde tanrısal bir sırrın bir parçası saklıdır. Bir ayçiçeğinden ya da bir gelincikten parladığını görürüz onun. Ama Tanrı’ya en çok yaklaştığımız yer, kendi ruhumuzdur. Ancak orada yaşamın büyük sırrıyla birleşebiliriz.

4- Yaşayan bir gezegeniz biz Sofie! Evrende yanan bir güneşin etrafında dönen büyük bir yelkenliyiz. Ama her birimiz de yaşam denizinde yelken açmış, genlerle yüklü bir gemi. Eğer bu yükü bir sonraki limana ulaştırabildiysek, boşuna yaşamadık demektir…

5Hep yanında taşımak zorunda kaldığı bir bedene sahip olmadan önce de var mıydı ruh?

6- Hayatta en önemli şey nedir? Açlık çeken birine bu soruyu sorarsak cevap ‘yemek’ olacak. Donmakta olan birine aynı soruyu sorarsak cevap ‘sıcak’ olacaktır. Kendini yalnız ve çaresiz hisseden birine soracak olursak cevap mutlaka ‘diğer insanlarla beraber olmak’ olacaktır ama bütün bu ihtiyaçlar giderildikten sonra, bütün insanların ihtiyacı olan bir şey var mıdır hâlâ? Filozoflar buna evet diye cevap verirler. Onlara göre insan sadece ekmekle yaşayamaz. Tabii ki bütün insanlar yemek yemelidir. Ayrıca sevilmeye ve ilgi görmeye ihtiyaçları vardır ama bütün insanların ihtiyacı olan bir şey daha vardır: Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek.

7- Rus bir beyin cerrahıyla yine Rus bir astronot din konusunda tartışıyorlardı. Beyin cerrahı dindar, astronotsa dindar bir kişi değildi. “Uzayda çok dolaştım” diye övünerek konuştu astronot, “ama ne Tanrı’yı gördüm ne de meleklerini!” Cerrah cevap verdi: “Ben de çok zeki beyinler ameliyat ettim, ama tek bir düşünce görmedim!

8- Her şeye rağmen içimizde bir ses, yaşamın büyük bir sır olduğunu fısıldar. Bu bizim bir zamanlar, daha düşünmeyi öğrenmeden önce yaşadığımız bir duygudur.

9- Kendi çıkarlarına zarar vermek pahasına bile olsa kötülük etmemeye karar verdiğinde özgür bir şekilde davranıyorsun.

10-  Hani “Gözümle görmeden inanmam” diye bir laf vardır. Parmenides gözüyle görse de inanmıyordu.

11-  Ne kadar sık ve uzun düşündüysem, şu iki şey hep yeni ve artan bir hayranlık ve huşuyla doldurdu ruhumu: üstümdeki yıldızlı gökyüzü ve içimdeki ahlak yasası. Yukarıda ve içimde bir Tanrı olduğunun kanıtı bunlar.

Immanuel Kant

12 Bütün Shakespeare alıntılarının en ünlüsünü duymuşsundur herhalde. “Olmak veya olmamak -işte mesele bu.” Evet, Hamlet söylüyor bunu. Bugün dünyada dolanıp duruyoruz, ertesi gün yokuz.

13-  Çocuklar için dünya ve dünyadaki her şey yenidir, ilginçtir. Büyükler içinse durum hiç de böyle değildir; büyüklerin çoğu için dünya sıradan bir şeydir. Filozoflarsa diğer büyüklerden farklıdır. Bir filozof dünyaya alışmayı bir türlü beceremez. Dünya onun için hâlâ akıl almaz bir şey, evet, hâlâ sırlarla dolu, gizemli bir şeydir. Filozoflarla küçük çocukların en önemli ortak yanları budur; bir filozof ömrü boyunca duyarlı bir çocuk olarak kalır da diyebilirsin sen buna.

14 Vicdan diye kastettiğimiz, insanın haklı ve haksız olan karşısında tepki gösterme yetisidir.

15-  (…) Ne de olsa rüyanın konusu bizimle ilgili. Filmin yönetmeni biziz, parçaların montajını yapıyor, bütün rolleri de kendimiz oynuyoruz. Sanattan anlamadığını söyleyenler, kendi kendilerini iyi tanımıyorlar aslında.

16-  Hiçbir devir sadece iyi ya da sadece kötü değildir. İki belirgin hat halinde bütün insanlık tarihi boyunca uzanır iyi ile kötü. Çoğu zaman da iç içe geçerler.

17-  1600 yıllarında doğmuş olan İspanyol şair Calderon ‘Yaşam Rüyadır’ adlı bir oyun yazmıştı. Şöyle diyordu bir yerde: “Nedir yaşam? Bir yanılsama! Bir gölge! Bir masal! En önemli şeyin bile önemi yok, çünkü bir rüyadır bütün yaşam…”

18-  Soru soranlar en tehlikeli olanlardır hep. Cevap vermek o kadar tehlikeli sayılmaz. Bazen tek bir soruda bin cevaptan daha fazla patlayıcı madde bulunur.

19-  Madeni bir paranın bir ön bir arka yüzünü döndürüp duruyordu sanki. Bir taraf ne kadar büyük ve belirginse, öbür taraf da o kadar büyük ve belirgin oluyordu. Yaşam ve ölüm madalyonun iki yüzüydü.

20-  Ama zaten yaşam da hüzünlü ve ciddi. Harika bir dünyaya getiriliyoruz. Birbirimizle karşılaşıyor, tanışıyoruz. Kısacık bir süre birlikte yaşıyoruz. Sonra birbirimizi yitirip tıpkı geldiğimiz gibi aniden ve açıklanamaz bir şekilde ortadan yok oluyoruz…

21-  Senden önce yaşamış insanlardan gelenek yoluyla dalga dalga sana ulaşan düşünceler ve kendi yaşadığın çağdaki yaşam koşulları, senin düşünce biçimini etkiler. Bu yüzden herhangi bir düşüncenin sonsuza dek ve daima doğru kalacağı söylenemez.

22-  Başkasını da kendin gibi sevmelisin, çünkü sen o başkasısın. Başkasının senden başka biri olduğuna inanman bir yanılsama sadece.

23-  Çinli bilge Chuangtze şöyle der: “Bir kere rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Şimdi artık rüyasında kelebek olduğunu gören Chuangtze miyim, yoksa rüyasında Chuangtze olduğunu görmekte olan bir kelebek miyim bilmiyorum.”

24-  Milyonlarca yıl önce yakılmış büyük ateşin bir kıvılcımıyız biz.

25-  Kadın kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamının sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular.

Sofie’nin Dünyası ve Çok Daha Fazlası Storytel’de!

Bu etkileyici alıntılardan sonra Sofie’nin Dünyası’nı okumayı ya da sesli kitap olarak dinlemeyi iple çekeceğinden neredeyse eminiz. Eğer sesli kitap tercih ediyorsan bu harika eseri Tilbe Saran‘ın sesinden dinleyebilirsin. Şu durumda sana müthiş bir haberimiz var: Storytel’de Sofie’nin Dünyası gibi birçok romanın yanı sıra tarih, polisiye ve bilim kurgu gibi değişik türlere ait sayısız farklı eseri elinle koymuşçasına bulman mümkün. 

Editörün SeçimiKitap AlıntılarıKitap TavsiyeleriOkunması Gereken KitaplarSesli Kitap

İlgini Çekebilir

2020’de En Çok Dinlenen Storytel Kitapları

20/01/2021

Storytel kütüphanesine eklenen binlerce sesli kitap ve e-kitap arasından 2020’de en çok dinlenen Storytel kitapları hangileri merak ediyor musun? Listede belki başucu kitaplarınla karşılaşacaksın, belki de henüz adını duymadıklarınla ya da duyup da okuma, dinleme […]

Türkiye’ye Polisiyeyi Sevdiren Ahmet Ümit Dinleyebileceğin 21 Kitabıyla Storytel’de

30/01/2021

Türkiye’de polisiye denince akla önce Ahmet Ümit gelir; tıpkı dünya edebiyatında polisiye denince akla ilk gelen ismin Agatha Christie olması gibi. Geniş bir okur kitlesine sahip Ümit’in kitaplarının bu kadar ilgi görmesinin en büyük sebebi […]

Bu Kış İçini Isıtacak Aşk Kitapları

31/01/2021

Kış mevsimi gelmişken battaniyelerin içine gömülüp sıcacık bir çay, kahve ya da çikolata ile kitabını alıp keyif yapmaya ne dersin? Peki aşk kitapları sever misin? Soğuk günler başlayınca çoğu zaman sevdiklerimizden, sosyal hayatımızdan uzaklaşıp evimizde kalmayı […]

Yorumlar

Yorum Yazın